Aylardır tüm sıkıntılara rağmen direniyordum ama son noktaya geldim artık. Mutfakta başarısız olduğumu düşünenleri kıskandıracak cevizli çıkınlarımın resimlerini bloga eklememe iki gündür mani olmayacaktın blogcu!...
Hayatta bir nokta gibi hissedersiniz hani kendinizi… Silik, önemsiz, değersiz bir nokta… Her yer gri her yer grinin farklı tonları… Bir tek bağ vardır hayata...
Bu tarihi yazmam gerek bir yerlere. 20.11.2007. İlk kesintisiz gece uykumuz :) Saat 23:00’ da yattı Damla ve 06:00’ da uyandı. Tabi ben de :)...
Yağmurlu, karanlık ve silik bir gün. Sessizlik ve dinginlik… Kendime sığındım. Kıvrıldım, büküldüm, kapandım içime. Bir derin dünyaya daldım. Cetvelle çizdiğim hayatımı kestim, biçtim, karıştırdım...
Damla iki aylık…Boncuk boncuk gözleri daha anlamlı bakıyor artık. Gözleri koyulaşmış olsa da mavi hala. Kirpikleri uzadı, kıvrıldı ve koyulaştı. Kaşları hala babasının kopyası. Yanakları...
Dün 2. ay karma aşısını oldu Damla. Ateş yapma riski beynimi kemirdi durdu. Gece o uyudu ben oturdum. Hem de hiç şikayet etmeden. Her zaman...
Yazasım yok :( Bu kadar karanlıkken ortalık, içim aydınlanmıyor bir türlü. Blogumu da boşlamak istemiyorum... Nietzsche' nin muhteşem şiiri... Aslında çeviri (kimin çevirdiğini bulamadım) muhteşem....
Bitmiyor, Allahım yeter artık bu acı, bitsin dedikçe bitmiyor… Üstümüze üstümüze geliyor. Her gecenin sabahı bir korku, bir telaş ana yüreklerinde. Çalan kapılar, telefonlar korku...